top of page

Yerinde İncelemenin Engellenmesi: Danıştay’dan Kişisel Cihazlardaki Veri Silme Eylemlerine İlişkin Önemli Karar

11 dakika önce
3 dakikada okunur



Rekabet Kurumunun (“Kurum”) yerinde incelemeler sırasında çalışanların mobil cihazlarında gerçekleştirdiği incelemelerin kapsamı ve bu cihazlardaki veri silme işlemlerinin hangi hâllerde yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması olarak değerlendirilebileceği, son yıllarda rekabet hukuku uygulamasında öne çıkan konular arasında yer almaktadır. Danıştay 13. Dairesinin 13.01.2026 tarihli ve E.2023/2772, K.2026/36 sayılı Sahibinden kararı ise, özellikle kişisel cihazlarda bulunan veriler bakımından Kurumun inceleme yetkisinin sınırlarına ilişkin önemli değerlendirmeler içermektedir.


Uyuşmazlığın Arka Planı ve Rekabet Kurulunun Kararı

Rekabet Kurulunun (“Kurul”) 01.04.2021 tarihli kararıyla işgücü piyasasına yönelik centilmenlik anlaşmaları bakımından yürütülen soruşturma kapsamında, 09.04.2021 tarihinde Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’de (“Sahibinden”) yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir.


Yerinde inceleme sırasında şirket çalışanlarından birinin kişisel mobil cihazında bulunan “HRBP” ve “HRBP’lerle” isimli WhatsApp gruplarındaki yazışmaların silindiği tespit edilmiştir. Kurum tarafından alınan teknik görüşte, ilgili yazışmaların yerinde incelemenin başlamasının ardından silindiği değerlendirilmiştir.


Bunun üzerine Kurul, yerinde inceleme sırasında gerçekleşen veri silme işleminin uzmanların olası delil ve bulgulara erişimini zorlaştırdığı gerekçesiyle, 27.05.2021 tarihli ve 21-27/354-174 sayılı kararıyla Sahibinden’e 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 4.807.073 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.



İdare Mahkemesinin İptal Kararı ve Danıştayın Değerlendirmesi

Rekabet Kurulunun tesis ettiği bu idari yaptırım kararı, teşebbüs tarafından yargıya taşınmıştır. İlk derece mahkemesi; şirket tarafından çalışanların yerinde inceleme sırasında veri silmemeleri konusunda bilgilendirildiğini, silindiği belirtilen yazışmalara diğer çalışanların telefonlarından ulaşıldığını, veri silindiği tespit edilen cihazın çalışanın kişisel telefonu olduğunu ve söz konusu yazışmaların şirket işlerine ilişkin olmadığını dikkate alarak Kurul kararının iptaline hükmetmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu da reddedilmiştir.


Uyuşmazlık, Rekabet Kurumunun temyiz başvurusu üzerine Danıştay 13. Dairesinin önüne gelmiştir.


Danıştay, değerlendirmesinde Kurulun yerinde inceleme yetkisinin her türlü bilgi veya belgenin sınırsız biçimde incelenmesine imkân vermediğinin altını çizmiştir.


Bu kapsamda Danıştay, Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz’da (“Kılavuz”) taşınabilir iletişim cihazları bakımından öngörülen düzenlemelere dikkat çekmiştir. Kılavuz uyarınca cep telefonu ve tablet gibi taşınabilir cihazların öncelikle teşebbüse ait dijital veri içerip içermediğinin belirlenmesi amacıyla hızlı bir gözden geçirmeye tabi tutulması; tümüyle kişisel kullanıma özgü olduğu tespit edilen cihazların ise inceleme konusu yapılmaması gerekmektedir. Teşebbüse ait veri içerdiği tespit edilen kişisel cihazlarda da incelemenin yalnızca teşebbüse ait veri içeren kısımlarla sınırlı olması gerekmektedir.


Danıştay, kişisel cihazlarda gerçekleştirilen incelemelerin özel hayatın gizliliği alanına da temas ettiğine dikkat çekerek, Kurumun hızlı gözden geçirme sonucunda incelemeye konu ettiği verinin neden teşebbüse ait veri olarak değerlendirildiğini ortaya koymasının önem taşıdığını belirtmiştir.


Somut olayda ise silinen yazışmaların bulunduğu WhatsApp gruplarına başka bir çalışanın cihazından ulaşılmış olmasına rağmen, söz konusu grupların teşebbüse ait veri içerdiğinin somut biçimde ortaya konulamadığı; aksine dosyada bulunan yazışmaların teşebbüse ait verilerden ziyade kişisel nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.


Bu doğrultuda Danıştay, kişisel cihazın ve incelenen WhatsApp gruplarının teşebbüse ait dijital veri içerdiğinin yerinde inceleme tutanağı, teknik görüş veya Kurul kararıyla somut biçimde ortaya konulamadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu nedenle Danıştay, Kurul kararının hukuka uygun olmadığına karar vererek, idari para cezasının iptaline ilişkin kararın gerekçesini değiştirerek onanmasına hükmetmiştir.



Kararın Rekabet Hukuku Uygulaması Bakımından Önemi 

Danıştay 13. Dairesinin bu kararı, özellikle çalışanların kişisel cihazlarında gerçekleştirilen veri silme işlemlerine yönelik Kurulun katı yaklaşımına önemli bir sınır çizmektedir. Karar, kişisel cihazların kategorik olarak yerinde inceleme kapsamı dışında olduğunu kabul etmemekle birlikte, bu cihazlarda incelemeye konu edilen verinin teşebbüse ait olduğunun somut biçimde ortaya konulması gerektiğine işaret etmektedir.


Daha önce ele aldığımız Samsung kararında Kurul, yerinde incelemenin başlamasının ardından bazı dijital verilerin çalışanların cihazlarından kaybolmasına rağmen ilgili yazışmalara diğer çalışanların cihazlarından erişilebilmesini ve söz konusu yazışmalarda inceleme konusuyla bağlantılı bir bulguya rastlanmamasını dikkate alarak idari para cezası uygulanmamasına karar vermişti. O yazımızda, Samsung kararındaki yaklaşımın Kurul uygulamasında bir paradigma değişikliğine işaret ettiğini söylemek için henüz erken olduğunu değerlendirmiştik.


Danıştay’ın Sahibinden kararı farklı bir hukuki değerlendirmeden hareket etmekle birlikte, dijital verilerin silinmesine ilişkin uyuşmazlıklarda yalnızca silme işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değil, silinen verinin niteliğinin ve Kurumun inceleme yetkisinin kapsamına girip girmediğinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermesi bakımından dikkat çekmektedir.


Kurulun Samsung kararını ele aldığımız yazımıza bu bağlantıdan erişebilirsiniz.



Sonuç

Danıştay 13. Dairesinin Sahibinden kararı, Kurumun dijital veriler üzerindeki yerinde inceleme yetkisinin kapsamı ve kişisel cihazların incelenme usulü bakımından önemli bir içtihat teşkil etmektedir. Karar uyarınca, kişisel cihazlarda bulunan verilerin Kurumun inceleme yetkisine konu olabilmesi için söz konusu verilerin teşebbüse ait olduğunun ortaya konulması; yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması nedeniyle yaptırım uygulanırken de bu hususun somut olay özelinde değerlendirilmesi gerekmektedir.


Bu çerçevede kararın, bir yandan Kurumun etkin bir yerinde inceleme gerçekleştirme yetkisini korurken diğer yandan kişisel cihazlarda bulunan veriler bakımından incelemenin sınırlarının belirlenmesi açısından önümüzdeki dönemde Kurul uygulaması ve idari yargı içtihatları bakımından önem taşıyacağı değerlendirilmektedir.







YAZAR



Lara Bayrakdar

 

İLETİŞİM

 

Maidan İş ve Yaşam Merkezi C Blok Kat:9 No:107-108, Mustafa Kemal Mah. 2118. Cad. No: 4

Çankaya - Ankara - Türkiye

         

             

               

+90 312 511 05 35

Güncel hukuki gelişmeler hakkında bilgi almak için bültenimize abone olabilirsiniz.

DİĞER BAĞLANTILAR

exclusive contributor rosette 2026.png
  • LinkedIn Clean

© 2026 by İnce Legal

bottom of page