top of page

12. Yargı Paketi Resmi Gazete’de Yayımlandı: Öne Çıkan Düzenlemeler

  • 2 saat önce
  • 7 dakikada okunur


Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“7589 sayılı Kanun”), 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.


7589 sayılı Kanun; icra ve satış işlemlerinden idari yargılama usulüne, kanuni faizden alacak davalarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından banka hesabı kullandırılması suretiyle dolandırıcılık suçlarına iştirake kadar geniş bir alanda önemli değişiklikler getiriyor.


Kanun ile getirilen düzenlemelerin büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Kısıtlılara ait malvarlıklarının elektronik ortamda satılmasına ve hukuk yargılamalarında uzaktan duruşmaya ilişkin bazı hükümler ise 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.


7589 sayılı Kanun ile getirilen başlıca değişiklikler aşağıda farklı başlıklar altında incelenmiştir.


Miras Kalan Taşınmazların Satışında Mirasçılara Öncelik Tanındı.

7589 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 114. maddesinde değişiklik yapıldı. Buna göre, tamamı miras yoluyla edinilmiş ve üzerinde mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde ilk açık artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Mirasçılar arasında yapılacak ilk artırmada teklifin, taşınmazın belirlenen değerinin yüzde yüzünü aşması gerekecek. İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırma genel hükümlere göre yapılacak ve üçüncü kişiler de artırmaya katılabilecek. Ayrıca en yüksek teklifi verdiği hâlde ihale bedelini süresi içinde yatırmayan kişiye, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanacak. Teminatın iade edilmemesi ve satış masraflarının ilgili kişiye yükletilmesi gibi yaptırımlar da devam edecek.


Yeni hükümler, yürürlük tarihinden önce ilan edilmiş açık artırmalara uygulanmayacak.


Noterlik Evraklarının Elektronik Ortamda Gönderilmesinin Önü Açıldı.

7589 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 55. maddesi yeniden düzenlendi. Böylelikle; mahkemeler, sulh ceza hâkimlikleri, Cumhuriyet başsavcılıkları ve soruşturma yapmaya yetkili resmî daireler tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin talep edilmesi hâlinde noterler, evrakı tarayarak güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda gönderebilecek. Bu işlemler bakımından posta ve belirli yol masrafları dışında harç, vergi, değerli kâğıt ücreti veya başka bir ücret alınmayacak.


Düzenlemenin, noterlik evrakına erişimi hızlandırması ve fiziki evrak gönderiminden kaynaklanan süre ve güvenlik sorunlarını azaltması bekleniyor.


İdari Yargıda Tek Hâkimle Görülecek Davaların Kapsamı Genişletildi.

7589 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 7. maddesinde değişiklik yapıldı. Bu kapsamda, düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 486.000 Türk lirasını aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkim tarafından karara bağlanacak.


Parasal sınırdan bağımsız olarak aşağıdaki uyuşmazlıklar da kural olarak tek hâkim tarafından görülecek:


  • Öğrencilerin sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi, burs ve belirli disiplin işlemlerine ilişkin davaları,

  • Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine ilişkin davaları,

  • Kamu görevlilerine verilen uyarma cezalarına karşı açılan davalar,

  • Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engellemeyen meslek kuruluşu disiplin cezalarına ilişkin davalar,

  • 65 yaş aylığına ilişkin mevzuattan kaynaklanan davalar.


Yeni görev kuralları, 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılan davalarda uygulanacak.


İdari Yargıda İstinaf ve Temyiz Sistemi Yeniden Düzenlendi.

7589 sayılı Kanun’un 5. ve 6. maddeleriyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. ve 46. maddelerinde değişiklik yapıldı. Değişiklik uyarınca, bölge idare mahkemeleri, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulmakla birlikte gerekçesini hatalı veya eksik görürse gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebilecek. Maddi hatalar da karar kaldırılmadan düzeltilebilecek. Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilebileceği durumlar kanunda sınırlı olarak sayıldı. Keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma yapılmaması gibi eksiklikler bakımından bölge idare mahkemesine eksikliği kendisinin tamamlayarak karar verme imkânı tanındı.


Değişiklik ile, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden karar verdiği bazı uyuşmazlıklar bakımından da Danıştay’a temyiz yolu açıldı. Bununla birlikte tek hâkimle görülen davalar, yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar ile yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar başta olmak üzere belirli kararlar temyiz kapsamı dışında bırakıldı. Temyize ilişkin yeni kurallar, yürürlük tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacak.


Kanuni Faiz Oranı Dinamik Bir Sisteme Bağlandı.

7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi yeniden düzenlendi. Bu çerçevede, Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ancak faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği durumlarda uygulanacak oran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olacak. 30 Haziran tarihindeki reeskont oranının, önceki yılın 31 Aralık tarihindeki orandan en az beş puan farklı olması hâlinde ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran tarihindeki oranın yüzde sekseni uygulanacak.


Böylece kanuni faiz, sabit bir oran yerine piyasa koşullarındaki değişimi belirli ölçüde takip eden, yılda iki kez güncellenebilen bir sisteme bağlandı. Düzenleme özellikle ticari alacaklar, tazminat talepleri ve sözleşmelerde faiz oranının açıkça kararlaştırılmadığı borç ilişkileri bakımından önem taşıyor.


Banka Hesabını veya Ödeme Araçlarını Kullandıranlar İçin Ceza İndirimi Getirildi.

7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Buna göre kişinin Türk Ceza Kanunu’nun 157. veya 158. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarına iştiraki yalnızca;


  • Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını,

  • Banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları


başkasına vermekten ibaretse verilecek ceza yarı oranında indirilecek.


Düzenleme, kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak ifade edilen kişiler bakımından cezasızlık veya genel af getirmiyor. İndirimden yararlanılabilmesi için kişinin suça katılımının yalnızca hesabın veya ödeme aracının kullandırılmasıyla sınırlı kalması gerekiyor.


Dosyası istinaf veya temyiz incelemesinde bulunan ve yeni hüküm kapsamına giren sanıkların dosyaları ilk derece mahkemesine gönderilecek. Hükmü kesinleşerek infaz aşamasına gelen belirli kişiler ise mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen gidermeleri hâlinde, Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek.



Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yeniden Düzenlendi.

7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin beş ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlendi. Bu kapsamda, sanık hakkında iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde, aşağıdaki koşulların birlikte bulunması durumunda HAGB kararı verilebilecek:


  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması,

  • Mahkemede yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması,

  • Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi.


Sanık beş yıl süreyle denetime tabi olacak ve bu süre içinde dava zamanaşımı duracak. HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek; kanun yolu incelemesinde karar hem usul hem de esas yönünden denetlenebilecek.


İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele olarak değerlendirilebilecek suçlarda HAGB uygulanamayacak.


Moleküler Genetik İnceleme Verilerinin Saklanması ve İmhası Düzenlendi.

7589 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun moleküler genetik incelemelerin sonuçlarını düzenleyen 80. maddesinde değişiklik yapıldı. Değişiklik ile ceza soruşturması ve kovuşturmalarında elde edilen moleküler genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilmesi öngörüldü. Buna göre, kovuşturmaya yer olmadığı, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesi hâlinde veriler derhâl imha edilecek. Diğer hâllerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek.


İlgili kişi, verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilecek.


Kayıtların oluşturulması, saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin ayrıntılar Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının birlikte çıkaracağı yönetmelikle belirlenecek.


Belirsiz Alacak Davasına İlişkin Hüküm Kaldırıldı, Kısmi Dava Yeniden Şekillendirildi.

7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Kanun’un 20. maddesiyle ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Yeni düzenlemeyle, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği kısmi davalarda davacıya, tahkikat sona erinceye kadar talebini bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırma imkânı tanındı. Artırılan kısım bakımından da zamanaşımı, davanın açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacak.


31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükten kaldırılan 107. maddesi uygulanmaya devam edecek. Yeni dönemde alacak davalarının kısmi dava biçiminde açılması, talep sonucunun belirlenmesi ve talep artırımının zamanlaması bakımından dava stratejisinin yeniden değerlendirilmesi gerekecek.


Hukuk Yargılamalarında Duruşmalar Arasındaki Sürenin Kural Olarak Üç Ayı Aşamayacağı Düzenlendi.

7589 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ön inceleme duruşması sonrasında yapılacak işlemleri düzenleyen 147. maddesine üçüncü fıkra eklendi. Hukuk yargılamalarında iki duruşma arasındaki sürenin üç aydan uzun olamayacağı düzenlendi. Bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla işlem yapılması veya işin niteliğinden kaynaklanan başka bir zorunluluğun bulunması hâlinde hâkim, gerekçesini açıklayarak daha uzun bir süre belirleyebilecek.


Düzenleme, yargılamaların gereksiz şekilde uzamasının önlenmesini ve dosyaların daha etkin biçimde takip edilmesini amaçlıyor.


Uzaktan Duruşmalarda Elle İmza Zorunluluğu Sınırlandırıldı.

7589 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma yapılmasını düzenleyen 149. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Buna göre, ses ve görüntü aktarımı yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından, kural olarak elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 154. maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yemin, davadan feragat, davayı kabul, davanın geri alınmasına muvafakat ve sulh gibi doğrudan taraf iradesini ve uyuşmazlığın sonucunu etkileyen işlemlerde imza şartı devam edecek.


Bu düzenleme, Kanun’un yayımlanmasından üç ay sonra, 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.


Destekten Yoksun Kalma ve İş Gücü Kaybı Tazminatlarında Faiz Başlangıcı Değişti.

7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun bedensel zararların belirlenmesini düzenleyen 55. maddesine yeni fıkralar eklendi. Bu doğrultuda, çalışma gücünün azalması veya kaybedilmesi ile destekten yoksun kalma nedeniyle talep edilen tazminatlarda faiz başlangıcı, zararın hesaplandığı döneme göre farklılaştırıldı. Zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiil ya da zarar doğuran olay tarihinden; kazancın henüz bilinmediği gelecekteki döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacak. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler de ödeme tarihindeki tazminat miktarına oransal olarak mahsup edilecek.


Yeni hükümler yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar bakımından uygulanacak.


Diğer Önemli Düzenlemeler

Kanun ayrıca;


  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 440. ve 444. maddelerinde yapılan değişikliklerle, kısıtlılara ait taşınır ve taşınmazların UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla satılmasını ve vesayet makamının ihaleyi on gün içinde onaylamasını,

  • 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 63. maddesinde yapılan değişiklikle, mesleki hukuki bilgiyle çözülebilecek bir konuda gereksiz yere bilirkişiye başvuran hâkim ve savcılar hakkında uyarma cezası uygulanmasını,

  • 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un mülga 26. maddesinin yeniden düzenlenmesiyle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev sürelerinin dört yıl olarak belirlenmesini,

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 247. maddesinde yapılan değişiklikle, güvenlik tedbirine hükmedilen kaçak sanık veya müdafiine belirli koşullarla yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı verilmesini,

  • Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinde yapılan değişiklikle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ceza dairesi kararlarına itiraz süresinin dosyanın kendisine tesliminden itibaren üç ay olarak belirlenmesini ve sanık lehine yapılacak itirazlarda süre sınırı bulunmamasını,

  • 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun geçici 27. maddesinde yapılan değişiklikle, Danıştayın mevcut daire yapısına ilişkin geçiş süresinin 23 Temmuz 2030 tarihine kadar uzatılmasını,


öngörüyor.


Sonuç

12. Yargı Paketi, özel hukuk, ceza hukuku, idari yargı, icra hukuku ve kanun yolları bakımından da önemli ve kapsamlı değişiklikler getirmektedir


Özellikle belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davalarda talep artırımının yeniden düzenlenmesi, kanuni faizin değişken bir sisteme bağlanması, idari yargıda tek hâkimle görülecek davaların genişletilmesi gibi hususlar devam eden ve yeni açılacak dosyalarda ayrıca değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.


Uygulayıcıların, Kanun’un geçiş hükümlerini ve farklı maddeler bakımından öngörülen yürürlük tarihlerini her dosyanın özelliklerine göre ayrıca dikkate almaları önem taşıyor.





YAZARLAR


Nuri Melih İnce


Osman Tuna Kısaoğlu


 

İLETİŞİM

 

Maidan İş ve Yaşam Merkezi C Blok Kat:9 No:107-108, Mustafa Kemal Mah. 2118. Cad. No: 4

Çankaya - Ankara - Türkiye

         

             

               

+90 312 511 05 35

Güncel hukuki gelişmeler hakkında bilgi almak için bültenimize abone olabilirsiniz.

DİĞER BAĞLANTILAR

exclusive contributor rosette 2026.png
  • LinkedIn Clean

© 2026 by İnce Legal

bottom of page